Türkiye’de toplam servetin 74 trilyon lira olduğu ve bunun %41’ine denk gelen 30 trilyon liranın, 86 milyonluk nüfusun yalnızca %1’inde bulunduğu belirtiliyor. Uluslararası finans kuruluşları tarafından hazırlanan küresel servet ve gelir dağılımı raporu, Türkiye’deki gelir ve servet dağılımındaki dengesizliği gözler önüne serdi. Türkiye’deki toplam servetin %41’ini oluşturan 30 trilyon liralık kısmı, nüfusun %1’i elinde bulundururken, geriye kalan 44 trilyon lira ise %99’luk kesim tarafından paylaşılıyor.
Zengin azınlık, 860 bin kişi olarak tanımlanırken, 85 milyon kişi servetin neredeyse yarısına ulaşabiliyor. YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, “Bir tarafta ülkenin toplam servetinden çok büyük bir pay alan küçük bir azınlık, diğer tarafta hayat pahalılığı altında ezilen milyonlar var. Bu tablo sosyal adalet açısından alarm vericidir” dedi.
ALIM GÜCÜ ERİDİ
Kanko, Türkiye’nin son 25 yılda uygulanan ekonomik politikalarının ciddi bir servet ve gelir adaletsizliği yarattığını savunarak, yüksek faiz, yüksek enflasyon, adaletsiz vergi, üretimden uzaklaşan ekonomi ve kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılmasının vatandaşın alım gücünü erittiğini belirtti. Kanko, şunları ifade etti:
“Türkiye’nin kaynakları toplumun tamamının refahını artırmak yerine dar bir kesimin zenginleşmesine hizmet eder hale geldi. Bu düzen sürdürülemez. Ekonomik büyüme tek başına yeterli değil. Bir ülkenin zenginleşmesi, o zenginliğin adil paylaşılmasıyla anlam kazanır. Türkiye’de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, servet küçük bir kesimde yoğunlaşıyor. Ekonominin amacı belirli bir yüzdeyi daha da zenginleştirmek değil, 85 milyonun refahını yükseltmek olmalıdır.” 💔📉


































