İran, Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması için ABD'ye yedi günlük bir plan önerdi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, bu teklifi reddetti. Trump'ın kararıyla petrol fiyatlarının yüksek kalması bekleniyor. Bu durumun faturası, Yemen'den Mehmetçik'e kadar uzanabilir.
- Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında New York'ta basın toplantısı düzenleyen İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çatışmaları durdurmak ve Hürmüz Boğazı'nı trafiğe açmak için ABD'ye sunduğu yedi günlük planın detaylarını paylaştı. Trump, bu teklifi geri çevirdi.
İran'ın önerdiği yedi maddelik yol haritası ise şu şekildedir:
– Savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi.
– İran'a ait dondurulmuş varlıkların ve finansal kaynakların serbest bırakılması.
– İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması.
– Suudi Arabistan ile Yemen'deki İran destekli Husiler arasındaki çatışmaların son bulması.
Hürmüz'ün İran'ın koşullarıyla açılması, Washington için ağır bir siyasi yenilgi olarak değerlendirildiğinden, Trump'ın kararı bu nedenle kabul edilmediği öne sürüldü. ABD’nin Hürmüz’de kontrol sağlama isteği ise tüm dünyayı büyük bir akaryakıt krizine sürüklüyor.
Hürmüz'deki düğüm, Suudi petrolünün Kızıldeniz'e ulaşımını ve Babülmendep Boğazı'nı daha da kritik hale getiriyor. Husilerin Suudi tesislerine yönelik saldırıları ve Yemen’de Moha Limanı çevresindeki ilerleyişi, Riyad’ı alarma geçirmiş durumda.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Suudilere yönelik Husi saldırıları nedeniyle yeni bir sınamayla karşı karşıya. Ankara, Riyad’a teknik askeri destek verebileceğini açıkladı. Son olarak Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, "acil toplantı" için Riyad’a gitti. Yemen’e Türk askeri gönderme kararı henüz açıklanmamış olsa da, savaş büyürse Türkiye üzerindeki destek baskısının artabileceği ifade ediliyor. Trump, Mekke Anlaşması’nı "büyük, cesur ve önemli bir ilk adım" olarak değerlendirmişti.
Petrol fiyatları da bu gelişmelerin etkisiyle dalgalanıyor. 27 Şubat'ta Brent petrol fiyatı 72,48 dolardan işlem görürken, 25 Eylül’de yaklaşık 104,37 dolara kadar yükseldi. ABD merkezli petrol şirketi ExxonMobil’in 2026’daki ikinci çeyrek kârı ise yüzde 105 artışla 14,5 milyar dolara ulaştı. Halk, daha pahalı yakıt almak zorunda kalıyor. ABD’nin ham petrol ihracatı ve enerji şirketlerinin kârları artarken, maliyetler milyonlara, kazançlar ise birkaç dev şirkete kalıyor. Askeri çatışma ve tedarik zinciri maliyetleri ise giderek büyüyor, bu durum ABD’li silah şirketlerine yeni pazarlar sunuyor.
ABD'de kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken, Donald Trump için son anketler sadece %32 onay oranı gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde ABD Senatosu, ‘İran'a saldırıların sona erdirilmesi’ karar tasarısını reddetti.
CBS News’in incelediği sızan askeri belgelere göre, ABD Kara Kuvvetleri Yedek Güçleri’ne 90 ila 120 gün içinde ‘savaşa hazır olun’ talimatı verildi. Yükselen akaryakıt fiyatları ve savaşın getirdiği pahalılıktan Amerikan seçmeni rahatsız. Türkiye’de dahi 100 TL’yi geçen akaryakıt fiyatları gündemde. ABD'nin ham petrol ihracatı ve enerji şirketlerinin karlarındaki keskin artış ise dikkat çekiyor. Şikayetin odağında savaşın günlük maliyeti var. Trump’ın savaş politikası artık dış politika başlığı olmaktan çıkarak doğrudan seçim sandığının konusu haline geldi.
ABD’nin başlattığı İran savaşı, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açtı ve enerji piyasalarını zor durumda bıraktı. Hürmüz'deki kriz, ardından Babülmendep Boğazı’na sıçrayarak ilerliyor. Savaş öncesinde Hürmüz’den günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçmekteydi. Bu miktar, dünya tüketiminin yaklaşık beşte birine denk geliyor. Küresel LNG ticaretinin de yaklaşık %20’si bu rotaya bağlı. Geçiş aksayınca Brent petrol fiyatı 104,45 dolara kadar yükseldi. Artış, Türkiye’de akaryakıt maliyetlerini de baskılıyor. Motorinin fiyatı 100 TL’nin üzerine çıktı. Petrol Kızıldeniz’e yöneldikçe Babülmendep’in güvenliği daha da kritik hale geliyor.











































