Meksika’nın Revillagigedo Takımadaları’ndaki Socorro Adası’nda onlarca yıl süren aşırı otlatmanın ardından yürütülen koyunları ortadan kaldırma çalışmaları, bitki örtüsünün yeniden yayılmasına katkı sağladı. 2009-2012 yılları arasında 1.762 yabani koyun adadan temizlendi; araştırmalar, müdahale sonrasında hem bitki örtüsünde hem de bazı toprak özelliklerinde iyileşme görüldüğünü ortaya koydu.
Koyunların adaya hangi yıl getirildiğine ilişkin araştırmalarda farklı tarihler yer alıyor. Bilimsel çalışmalarda, yabani koyunların uzun süre adanın bitki örtüsünü tükettiği, aşırı otlatmanın tropikal fırtınalarla birlikte toprak erozyonunu artırdığı ve 2 bin hektardan fazla yerli bitki örtüsünün kaybıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Hayvanların yoğun bulunduğu alanlarda bitkilerin azalması, toprağı koruyan örtüyü zayıflattı; koyunların açtığı patikalar da zeminin sıkışmasına yol açtı. Çalışmalarda, adadaki habitatın yaklaşık üçte birinin koyunlardan etkilendiği bildiriliyor. Bu tahribat, doğal yaşam alanlarının korunması bakımından adadaki yabani sürünün kontrolünü önemli bir müdahale hâline getirdi.
Koyunları ortadan kaldırma programı 2009’da başladı ve 2012’de tamamlandı. Operasyonda havadan ve karadan yöntemlerin yanı sıra eğitimli köpekler ve sürüyü bulmaya yardımcı “Judas koyunları” kullanıldı. Program kapsamında toplam 1.762 hayvanın öldürüldüğü kaydedildi.
Araştırmacılar, 2008 ve 2013 uydu görüntülerini karşılaştırarak bitki örtüsündeki değişimi inceledi. Hesaplamalara göre bu dönemde 1.452 hektarlık alanda bitki örtüsünde artış görüldü; bu, adanın yüzeyinin yaklaşık yüzde 11’ine karşılık geliyor. Arazi ölçümlerinde de incelenen orman alanlarında bitki örtüsü oranı 2009’daki yüzde 29,29’dan 2013’te yüzde 85’e, karışık çalılık alanlardaysa yüzde 19,17’den yüzde 72,5’e yükseldi.
Toprak ölçümleri de koyunların ortadan kaldırılmasının ardından sıkışmanın azaldığına, organik karbon ve azot gibi bazı bileşenlerde iyileşme görüldüğüne işaret etti. Araştırmacılar bu bulguları, ekosistemin toparlanma kapasitesinin göstergesi olarak değerlendiriyor; ancak veriler, adanın tamamının eski doğal yapısına döndüğü anlamına gelmiyor.








































