Antalya'da kendilerini polis olarak tanıtarak bir villada sahte operasyon düzenleyen ve yaklaşık 4 milyon dolar değerinde kripto varlık çaldıkları iddia edilen 9'u tutuklu 13 sanığın yargılanmasına devam edildi. Şikayetçi Cem Turan, ailesinin ölüm ve işkence tehdidi altında kripto paralarını transfer etmek zorunda kaldığını belirtti.
Olay, 29 Aralık 2025 sabahı Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi'nde gerçekleşti. Aralarında Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru İsmail E. ile emekli polis Ömer K.'nın da bulunduğu grup, saat 05.00 sıralarında polis kıyafetiyle bir villanın kapısını çaldı.
Polis kimliği göstererek arama ve el koyma kararı olduğunu söyleyen şüpheliler, içeri girdikten sonra ev sahibi Cem Turan'ın iki çalışanını kelepçeledi. Daha sonra, yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto varlığı soğuk cüzdan üzerinden kendi hesaplarına aktarıp, güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu cihazı da alarak villadan ayrıldılar.
İhbar üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında 2 Rus, 1 Kazak ve 2 Belçika vatandaşı olduğu, yabancı uyruklu 1 Rus ve 2 Belçikalının Türkiye'den çıkış yapmaya çalışırken Antalya Havalimanı'nda yakalandığı belirtildi. Şüphelilerin adreslerinde ve araçlarında yapılan aramalarda plastik kelepçeler, güvenlik kameralarına ait kayıt cihazı, 2 tabanca, 61 bin 105 dolar, soğuk cüzdan, Uluslararası Polis Birliği'ne ait kimlik kartı ve telsiz ele geçirildi.
Şüpheliler hakkında 'Gece vakti birden fazla kişi tarafından silahlı yağma', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma', 'Resmi belgede sahtecilik' ve 'Kamu görevini yetkisiz şekilde üstlenme' suçlarından işlem yapıldı. 2 Ocak'ta adliyeye sevk edilen şüphelilerden Amın Ramzanovıtch A., Iles M., Ömer K., Mokhmad M., Alıkhan M., Suat A., Ayhan D., İbrahim D. ve İsmail E. tutuklandı; 4 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sahte polis baskını güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde polis kıyafetli şüphelilerin villaya gelmesi, çalışanların ellerini bağlaması ve villadan ayrılması yer aldı.
Şikayetçi Cem Turan, olay günü eve gelen kişileri öncelikle polis sandığını belirterek, “İş birliği yapmazsam gerçekten kötü şeyler olabileceği söylendi. ‘Biz seni havalimanına götüreceğiz, belki hayatta kalırsın’ diyorlardı. Sonra onların polis olmadığını, para çalmak istediklerini anladım. 200 milyon dolar dediler. Benim biraz param var ama o kadar değil. Aileme zarar verebileceklerini hissettim. Ben de olanları gönderirsem beni ve ailemi bırakacaklarını düşündüm" dedi.
Baskı altında kripto paralarının tamamını gönderdiğini anlatan Turan, “Bendeki bütün parayı onlara gönderdim. En son transferde bilgisayarda yazmama müsaade etmediler. Siyah takım elbiseli bir erkek kendisi yazdı. Adres farklıydı. Ben onların başka biri için çalıştığını düşündüm. Öleceğimi hissettim. Gönderdiğim kripto para o dönem 4 milyon dolar ediyordu" ifadelerini kullandı.
Cem Turan’ın eşi Sinem Turan ise “Eşime işkence ettiklerini anladım. Benim dışarı çıkmama izin vermediler. Mokhmad M., sürekli eşime saldırdı. Odama geldi, benim üstüme de yürüdü. ‘Kocan elimizde, öldürürüz, söyleyeceksin’ dedi. İsmail E. evden çıkarken ‘Şikayet edersen her şeyini kaybedersin’ dedi" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, Ukrayna adli makamlarına gönderilen istinabe evrakının dönüşünün beklenmesine, sanıkların 28 Aralık 2025 tarihindeki HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan istenmesine ve tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
💰😟





































