Çin’in yeni nesil gizli savaş uçaklarında kullanılabilecek teknolojilere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Shenyang Aircraft Design & Research Institute mühendisleri tarafından açıklanan yeni uçuş kontrol mimarisi, pilot bilincini kaybettiğinde uçağın kontrolünü devralabilmesini, uydu sinyalleri olmadan seyrüsefer yapılabilmesini ve insanlı savaş uçaklarının büyük insansız hava aracı gruplarıyla birlikte hareket edebilmesini sağlıyor. Çalışmalar, kamuoyunda J-50 olarak bilinen yeni nesil savaş uçağını geliştiren kurumla bağlantılı.
Shenyang Aircraft Design & Research Institute Baş Uçuş Kontrol Tasarımcısı Zhang Dong’un liderliğindeki ekip tarafından hazırlanan çalışma, Ağustos 2026’da hakemli Aircraft Design dergisinde yayımlandı. Araştırmada, Çin’in yeni nesil gizli savaş uçağı programlarında uçuş kontrol sistemlerinin yalnızca uçağı kararlı bir şekilde havada tutan yapıdan çıkarak doğrudan muharebe görevlerine dahil olacak daha gelişmiş bir mimariye dönüşmesi ele alınıyor.
Bu mimaride pilot ile uçak arasındaki görev paylaşımı da değişiyor. Pilot yüksek seviyeli kararları ve görev komutlarını verirken, uçuş kontrol sistemi bu komutları uygulanabilir manevralara ve uçuş rotalarına dönüştürebiliyor. Sistem, pilotun aşırı iş yükü altında kaldığı durumlarda belirli görevleri devralabilirken, pilotun bilincini kaybetmesi durumunda uçağın kontrolünü otomatik olarak üstlenerek uçuşun devamını sağlayabilecek bir yapı üzerinde çalışılıyor.
Otonom sistemlerin, uçağın bütün kontrolünü doğrudan yapay zekâya bırakması planlanmıyor. Temel uçuş kararlılığı, kontrol yüzeylerinin yönetimi ve güvenlik açısından kritik görevler için öngörülebilir ve doğrulanabilir geleneksel kontrol sistemleri korunuyor. Yapay zekâ ise rota optimizasyonu, taktik karar desteği, görev planlama, birden fazla uçağın koordinasyonu ve daha üst seviyedeki manevra kararlarında kullanılabiliyor. Böylece iç uçuş kontrol döngüsü ile yapay zekâ destekli dış kontrol katmanı birbirinden ayrılıyor.
Çalışmanın bir diğer önemli bölümü, uydu tabanlı konumlandırma sistemlerinin kullanılamadığı ortamlara odaklanıyor. Elektronik harp sırasında uydu navigasyon sinyallerinin karıştırılması veya yanıltılması ihtimaline karşı kuantum ataletsel navigasyon, görsel navigasyon, jeomanyetik navigasyon ve arazi eşleştirme sistemleri üzerinde duruluyor. Birden fazla konum belirleme yönteminin birlikte kullanılmasıyla savaş uçağının uydu bağlantısına bağımlılığı azaltılabiliyor.
Kuantum ataletsel navigasyon, ivme ve dönüş hareketlerinin kuantum sensörleriyle daha hassas ölçülmesine dayanıyor. Görsel navigasyonda elektro-optik sensörlerden alınan görüntüler, bilinen arazi ve nesne verileriyle karşılaştırılabiliyor. Jeomanyetik sistemlerde Dünya’nın manyetik alanındaki bölgesel farklılıklar kullanılırken, arazi eşleştirme yöntemi uçağın altındaki coğrafi özellikleri kayıtlı haritalarla karşılaştırıyor. Bu sistemler aynı uçakta bir araya getirildiğinde, uydu sinyali kesildiğinde diğer navigasyon kaynakları devrede kalabiliyor.
Yeni nesil uçuş kontrol mimarisinin insanlı ve insansız hava araçlarının birlikte çalışmasına yönelik bölümü, sabit bir lider-kanatçı düzeninden daha kapsamlı bir yapı içeriyor. İnsanlı savaş uçakları; keşif, saldırı, koruma, sensör desteği ve farklı görevleri üstlenen insansız kanatçılarla birlikte hareket edebilecek. Formasyondaki araçların görevleri ve konumları operasyon sırasında değiştirilebilecek.
Formasyondaki bir insansız hava aracı hasar gördüğünde veya bağlantıdan çıktığında, görevleri diğer platformlara otomatik olarak dağıtılabilecek. Araştırmada fiziksel olarak tek bir hava aracına bağlı kalmayan sanal lider yaklaşımı da bulunuyor. Mevcut lider devre dışı kalırsa, başka bir platform liderlik görevini üstlenebilecek ve formasyon yeniden düzenlenebilecek. Böylece büyük hava aracı grupları, tek bir merkezi komuta düğümüne bağlı kalmadan görevlerini sürdürebilecek.
Çin’in yeni nesil savaş uçakları arasında kamuoyunda J-50 ve J-36 olarak bilinen iki farklı tasarım bulunuyor. J-50 adını taşıyan Shenyang tasarımı, ilk kez Aralık 2024’te uçuş testi sırasında çekilen görüntülerle ortaya çıkmıştı. Çinli yetkililer “J-50” adını resmi olarak doğrulamadı ve uçağın görev tanımıyla teknik özellikleri henüz açıklanmamış durumda.
Yayımlanan çalışma, J-50 adını doğrudan kullanmıyor ve açıklanan sistemlerin mevcut prototipe entegre edildiğini doğrulamıyor. Araştırmayı hazırlayan Shenyang Aircraft Design & Research Institute, kamuoyunda J-50 olarak bilinen yeni nesil uçak programıyla bağlantılı olduğu için ortaya konulan uçuş kontrol mimarisi, kurumun gelecek nesil savaş uçakları üzerindeki çalışmalarına dair ayrıntılar sunuyor.
J-50 ve J-36, ABD’nin altıncı nesil F-47 savaş uçağı programıyla aynı dönemde geliştiriliyor. Boeing’in geliştirdiği F-47, ABD Hava Kuvvetleri’nin Next Generation Air Dominance programının insanlı savaş uçağı bölümünü oluşturuyor. ABD Hava Kuvvetleri, Boeing’e mühendislik ve üretim geliştirme sözleşmesini Mart 2025’te vermişti. Her üç programın da ayrıntılı performans verileri ve savaş sistemlerinin büyük bölümü kamuoyuna henüz açıklanmamış durumda.
1996 yılında Üsküdar’da doğan Mert Can Aka, sinema, bilim, teknoloji ve tarih alanlarına duyduğu ilgiyle şekillenen kariyerinde teknoloji editörlüğüne odaklandı. Öğrenmeyi ve bilgiyi aktarmayı merkeze alan Aka, farklı kurumlarda çeşitli görevler üstlendi. Bu süreçte MediaMarkt’ın MediaTrend Teknolojik Yaşam dergisini son sayısına kadar yöneterek dergicilik alanında deneyim kazandı. Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Programcılığı, Web Tasarım ve Kodlama ile birlikte Adalet ve İktisat alanlarında akademik geçmişe sahip olan Aka, bugün Technopat’ta Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapıyor. Otomotivden yapay zekaya, donanımdan ev teknolojilerine uzanan geniş bir yelpazede ürettiği on bini aşkın içerik, yüz milyonlarca okura ulaşmış durumda.









































