Danimarka, uzun menzilli hassas vuruş kabiliyeti edinmek üzere Norveçli Kongsberg ve ABD merkezli Covenant tarafından geliştirilen füze sistemlerini satın alacağını 22 Ekim 2026’da duyurdu. Savunma Bakanı Jeppe Bruus, kararın ülkenin ve NATO’nun caydırıcılığını artırmayı amaçladığını söyledi.
Alım kapsamında, Kongsberg’in Joint Strike Missile (JSM) füzeleri Danimarka’nın F-35 savaş uçaklarında kullanılacak. Covenant’in Anthem füzeleri ise karadan fırlatılabilecek. Danimarka yönetimi, bu sistemlerle uzun menzilli hassas silah kapasitesini ilk kez oluşturmuş olacak.
Satın alma kararı, hükümetin Eylül 2025’te uzun menzilli hassas silah edinme yönünde açıkladığı ilke kararının ardından geldi. O dönemde hükümet, bu tür silahları Rusya’dan kaynaklanan güvenlik tehdidine karşı caydırıcılığı desteklemek üzere değerlendirdiğini bildirmişti.
Füze sayısı, teslimat takvimi ve Anthem sistemlerinin konuşlandırılacağı yerlere ilişkin ayrıntılar açıklanmadı. Açıklanan bilgiler, iki sistemin kullanım biçimini ortaya koysa da alımın operasyonel kapasiteye ne zaman dönüşeceğini henüz netleştirmiyor.
Rusya’nın Danimarka Büyükelçisi Vladimir Barbin ise daha önceki füze planlarına tepki göstererek, Kopenhag’ın Rusya ile olası bir çatışmayı hedefleyen bir çizgi izlediğini öne sürmüştü. Barbin, Danimarka’nın hassas vuruş silahlarıyla nükleer bir güce karşı koyabileceği düşüncesini tehlikeli bir yanılgı olarak nitelendirmişti.
Danimarka’nın kararı, Avrupa ülkelerinin Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı ve bölgesel güvenlik kaygıları karşısında savunma yatırımlarını artırdığı bir dönemde alındı. Uzun menzilli sistemlerin edinilmesi, Kopenhag’ın savunma yaklaşımını yalnızca ülke topraklarını korumakla sınırlı tutmayıp uzak mesafelerdeki hedeflere karşı caydırıcı kapasite geliştirmeyi de içeriyor.











































