Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Ekim 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, yolsuzlukla mücadeleyi milli bir vazife olarak tanımladı. Bahçeli, "Yolsuzluk, rüşvet, yağmacılık ve kayırmacılığa meydan vermemek; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını milli bir vazife olarak görmekteyiz" dedi.
Açıklamasında, Türkiye'nin yakın tarihinde terör, ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz darbe girişimi ve depremler gibi zorlu süreçlerden geçtiğini belirten Bahçeli, buna rağmen ülkenin milli gelirinin 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin dolara yükseldiğini vurguladı.
Cumhur İttifakı'nın Türkiye'yi küresel rekabete hazırlarken, aynı zamanda yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçtiğine dikkat çeken Bahçeli, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına da değindi. Belediyelerin kamusal bir emanet olduğunu belirten Bahçeli, bu kurumların yöneticilerinin yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini ifade etti.
Fon piyasasında yaşanan manipülasyon iddialarına da değinen Bahçeli, finansal sistemin güven üzerine kurulu olduğunu ve bu tür eylemlerin sadece yatırımcıları değil, tüm ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle, finansal piyasalarda yaşanan manipülasyon iddialarının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı olmadığını, güven kaybının piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabileceğini vurguladı.
Son olarak, Bahçeli, yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal güven erozyonu ve çürüme tartışmalarının önlenmesi gerektiğini belirterek, bu sorunların arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu süreçte, yapısal sorunların bütüncül biçimde irdelenmesi ve kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması iradesinin gösterilmesi gerektiğini söyledi.











































