Kimileri yolculuk boyunca rahatlıkla kitap okuyabiliyor, telefonuna bakabiliyor ve saatlerce hiçbir rahatsızlık hissetmiyor. Ancak bazıları daha yolculuğun başında mide bulantısı, baş dönmesi ve soğuk terleme yaşıyor. "Hareket hastalığı" olarak bilinen bu sorun, halk arasında "araba tutması" olarak adlandırılıyor.
Hareket hastalığı neden herkesde görülmüyor? Yolculuklarda kimler daha fazla sorun yaşıyor? Araba tutmasını engellemek için neler yapılabilir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Engin Çekin, bu merak edilen soruları yanıtladı.
Prof. Dr. Çekin, yolculuğu eziyete çeviren hareket hastalığını şöyle tanımlıyor: “Her insanın kendi hareketini ve çevresindeki objelerin hareketini algıladığı birtakım sistemleri vardır. Bu sistemlere gelen uyarı tanıdık olmadığında ya da yeni bir uyarı olduğunda, baş dönmesiyle birlikte ya da baş dönmesi olmadan bulantı, kusma, soğuk terleme, baş ağrısı gibi semptomlar ortaya çıkar. Bu duruma 'hareket hastalığı' diyoruz.”
Deniz, kara ya da hava fark etmeksizin her türlü yolculukta görülebilen hareket hastalığının etkileri kişiden kişiye değişiyor. Rahatsızlık, denge sisteminin henüz oluşmaya başladığı 5-6 yaşlarında ortaya çıkıyor ve ergenlik dönemine kadar azalarak devam ediyor. Ancak bazı kişilerde rahatsızlık daha uzun sürebiliyor ya da hiç geçmiyor. Hastalığın kadınlarda erkeklere oranla 1,7 kat daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. Çekin, “Asyalı ırklarda da görülme sıklığı fazla. Ayrıca nevrotik kişiliklerde ve denge sistemi ile ilgili rahatsızlığı olanlarda, yani Meniere hastalığında daha sık görülüyor,” diyor.
Peki, günlük hayatta hareket hastalığını engellemek ya da en aza indirmek için neler yapılmalı? Prof. Dr. Çekin, “Aracın orta kesimi ya da ön kesimi gibi hareketin az algılandığı kısımlarında oturmak önemlidir,” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ekstra bir koku, titreşim veya ses uyarısı olmayacak şekilde kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Ayrıca, mümkünse diyetimizi o gün aç ya da ağır yağlı yiyecekler tüketmeyecek şekilde ayarlamamız, bu semptomların ortaya çıkmasını geciktirebilir ya da tamamen önleyebilir.”
Alınan tüm tedbirlere rağmen hareket hastalığının engellenemediği durumlarda tedavi süreci devreye giriyor. Prof. Dr. Çekin, bu sürecin sabır gerektirdiğine dikkat çekiyor: “Tedavinin ilk basamağı yılmamak ve mümkün olduğunca devam etmektir. Maruz kaldığımız bu semptomlar karşısında önlemler alıp taşıtları kullanmaya devam edersek, bir adaptasyon sürecinin sonunda rahatsızlık ya azalacak ya da tamamen ortadan kalkacaktır.”
Pilotluk, denizcilik gibi meslek gruplarında hareket hastalığının işlerini zorlaştırabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Çekin, bu kişiler için de ilaç tedavisinin devreye sokulduğunu ifade ediyor.
Halk arasında "araba tutması" olarak bilinen sorun, yolculuklarda mide bulantısından baş dönmesine kadar pek çok belirtiye yol açabiliyor. Bu durumun önüne geçmek için bazı küçük tedbirlere başvurulabilir.
Her türlü yolculukta bulantının görülebileceği unutulmamalıdır. Aracın hangi kısmına oturulduğu ise oldukça önemlidir.


































