İstanbul'da son iki günde 117 deprem meydana geldi. Bu gece ve sabah saatlerinde süren deprem fırtınası, vatandaşlarda kaygı yarattı. Kandilli Rasathanesi'nden yapılan ilk açıklamada, Marmara Denizi'nin Adalar açıklarında deprem hareketliliğinin devam ettiği belirtildi.
Kandilli Rasathanesi, 18 Ağustos saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında bölgede büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen toplam 117 depremin kaydedildiğini açıkladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"18 Ağustos 2026 saat 06.00 ile 20 Ağustos 2026 saat 13.00 arasında İstanbul, Adalar güneyinde yaklaşık 20 km yarıçaplı bir alan içerisinde büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen toplam 117 deprem çözümlenmiştir. 19 ve 20 Ağustos’ta meydana gelen ve moment tensör çözümü yapılabilen depremler, normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahiptir. Kaynak mekanizmalarının birbirleriyle oldukça uyumlu olması, olayların benzer bir faylanma geometrisi içerisinde geliştiğini göstermektedir. Mevcut aktivite, zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğindedir. Bu tür küçük deprem kümeleri, aktif tektonik bölgelerde zaman zaman gözlenebilmektedir. Bölgedeki sismik aktivite; depremlerin konum, derinlik, büyüklük ve kaynak mekanizması özellikleri açısından KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi tarafından 7/24 izlenmekte ve ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir."
Uzmanlar, mikrodeprem kümelenmesinin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Her büyük depremin ardından artçı depremler olur ancak her büyük depremin öncesinde öncü deprem olmaz. Bir depremin ya da depremlerin öncü olduğu, arkasından büyük bir deprem gelince anlaşılır. Adalar fayı üzerinde meydana gelen mikrodepremler, bu fayın aktif olduğunu işaret etmek dışında bir anlam taşımaz. Bekleyip göreceğiz."
Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise Adalar'ın güneybatısında gerçekleşen sarsıntıların halkı gereksiz paniğe sevk etmemesi gerektiğini vurguladı. Deprem kestirimlerinin yalnızca küçük sarsıntı sayısına bakılarak yapılamayacağını, yerin yaklaşık 12 fiziksel özelliğinin izlendiğini belirten Ercan, uzun vadeli projeksiyonunu paylaştı. Kuzey Marmara'da 7 ila 10 kilometre odak derinliğinde iki ana deprem beklediğini kaydeden Ercan, kırılmanın yatay bileşeninin 1.5-2 metre sağ atımlı, düşey bileşeninin ise yaklaşık 1 metre olacağını ifade etti. Süpürtü (tsunami) dalga yüksekliğinin 2.5 metreyi aşmayacağını öngören Ercan, büyük depremin en erken 2045, en olası dönem olarak 2075 yılında olabileceğini, sürecin ise 2150'ye kadar gecikebileceğini belirtti. 😟🌊







































