Anketler, referandum sonucunun tahmin edilemeyecek kadar yakın olduğunu gösteriyor.
Destekleyenler, Avrupa ile kurulacak daha yakın bağların İzlanda'nın dalgalı para birimini ve hızla artan yaşam maliyetini kontrol altına alabileceğini düşünüyor. Karşı çıkanlar ise İzlanda'nın egemenliğinin ve değerli balıkçılık sularının kontrolünün tehlikede olduğunu belirterek, tek başlarına devam etmeyi tercih ediyor. Balıkçılık ve diğer denizcilik sektörleri, İzlanda'nın ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor.
Bu durum, İzlandalıları onlarca yıldır bölen bir fay hattını oluşturuyor. Ancak 2024'teki erken seçimi kazanan Başbakan Kristrún Frostadóttir liderliğindeki sol-orta hükümet, 2027 yılına kadar bir referandum yapma sözü verdi. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Arktik bölgesinde artan rekabet ve ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergisi tehditleri, bu takvimi hızlandırdı.
Maliye Bakanı Daoi Mar Kristofersson, jeopolitik zorluklar açısından süreçlerin çok hızlı ilerlediğini belirterek, İzlanda'nın dünya üzerindeki konumunun gündemde üst sıralara tırmandığını ifade ediyor. İzlanda, Kuzey Atlantik'in stratejik bir deniz şeridi olan GIUK geçidine komşu konumda yer alıyor. Ülke, NATO'nun kurucu üyelerinden biri olmasına rağmen kendi ordusuna sahip değil.
Hayır kampanyası "Satılık İzlanda? Hayır teşekkürler" sloganını kullanıyor. Bu hafta yapılan bir ankette "Evet" oyları yüzde 51,3 ile önde görünürken, bir önceki ankette iki taraf başabaş yer alıyordu. Bifröst Üniversitesinden siyaset bilimi profesörü Eirikur Bergmann, tahmin yapmanın imkansız olduğunu, her iki kampın da elindeki tüm imkanları kullandığını söylüyor.
Kristofersson'un Liberal Reform Partisi, "Evet" kampanyasının arkasındaki öncü seslerden biri konumunda bulunuyor. Maliye Bakanı, AB üyeliğinin İzlanda'nın güvenlik ve ticaret konumunu güçlendireceğini, ülkeyi daha büyük güçlerden koruyacağını savunuyor. Ekonomik gerekçeler de öne çıkıyor. Kristofersson, AB'ye katılmayı ve avroya geçmeyi İzlandalı şirketler ve halk için önemli bir fayda olarak gördüklerini ifade ediyor.
"Evet" oyu, Brüksel ile müzakereleri başlatacak ancak nihai bir üyelik anlaşmasının onaylanması için ikinci bir referandum yapılması gerekecek. Anlaşmanın 27 AB üyesi tarafından onaylanması şartı aranıyor. "Hayır" oyu ise görüşmeleri şimdilik rafa kaldıracak.
Süreç nihai referandum olmadığı için bazı İzlandalıların "Evet" oyu vermesi bekleniyor. Reykjavik sakini Anna Ragnarsdottir, "AB'den ne geleceğini bilmemiz gerekiyor. Hayır dersek bunu asla öğrenemeyiz" diyor. İzlanda, dünyanın en pahalı ülkelerinden biri konumunda yer alıyor, bu nedenle ekonomik kaygılar AB tartışmasında temel bir mesele oluşturuyor.
AB dışında yer almasına rağmen İzlanda, Norveç ve Lihtenştayn ile birlikte Avrupa Ekonomik Alanı'nın bir parçası konumunda bulunuyor. Bu sayede tek pazara ve Schengen sınır tanımayan bölgesine dahil. Cumartesi günkü sonuç tüm Avrupa'da yakından takip edilecek.
"Evet" oyunun çıkması halinde İzlandalı yetkililer, Brüksel ile müzakerelerin yıllar değil aylar süreceğini belirtiyor; zira 35 müzakere alanından 11'i süreç askıya alındığında tamamlanmış durumdaydı. Geleneksel olarak Avrupa şüphecisi ve EEA üyesi olan komşu Norveç'te de liderler durumu yakından izliyor. Ancak Norveç'te de AB'ye katılım desteği artış gösteriyor.
Düşünce kuruluşu yetkilileri, İzlanda gibi zengin ve istikrarlı yeni bir üyenin kazanılmasının AB'nin genişlemesi açısından önemli bir başarı olacağını değerlendiriyor. Yaklaşık 400 bin nüfuslu ada ülkesinde seçmenler, cumartesi günü ülkelerinin AB'ye katılım görüşmelerine yeniden başlayacak. AB'ye katılmanın İzlanda'da istihdam kaybına yol açacağından ve fabrikaları yurt dışına sürükleyeceğinden korkan balıkçılık şirketi yöneticisi Petur Palsson, "AB'de olursak politikayı belirleyen taraf onlar olacak" diyor.
"Satılık İzlanda? Hayır teşekkürler" 😊



































