Türkiye'deki antik Sardis kentinde yürütülen kazılarda, yaklaşık 2 bin 500 yıllık devasa bir mermer heykel gün yüzüne çıkarıldı. Genç bir adamı tasvir eden bu eserin, yüzyıllar sonra parçalanarak kaldırım taşı olarak kullanıldığı ve yüzüstü yerleştirildiği belirlendi. Bu alışılmadık uygulama, heykelin günümüze kadar şaşırtıcı bir şekilde iyi korunmasını sağladı.
Antik çağın önemli merkezlerinden Sardis'te gerçekleştirilen kazılar, geçmişte farklı medeniyetlerin egemenliğine giren kentin tarihine dair dikkat çekici bir keşfi ortaya koydu. Arkeologlar, yaklaşık 2 bin 500 yıl önce yapılmış ve iki metre yüksekliğinde olan genç bir adam heykelinin parçalarını buldu. Eserin günümüze ulaşmasının nedeni, onu yapan sanatçının tercihi değil, yüzyıllar sonra geçirdiği sıra dışı bir değişiklik oldu.
Mermer heykel, Roma döneminde yeniden kullanıldı. İşçiler, eseri iki parçaya ayırarak yüzüstü yerleştirip kaldırımın bir bölümünde kullandı. Bu sayede heykelin yüzeyi dış etkenlerden korunmuş oldu. Heykelin bulunduğu Sardis, bir dönem antik Lidya Krallığı'nın başkenti olarak biliniyor. Kent, MÖ 546'da Büyük Kiros'un fethinin ardından Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun kontrolüne girdi. Bulunan eser de bu geçiş döneminin izlerini taşıyor.
- Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı'na göre heykel, MÖ 470 ile 450 yılları arasına tarihleniyor. Bu dönem, Sardis'in Ahameniş İmparatorluğu'na bağlı bir satraplığın merkezi olduğu yıllara denk geliyor. Genç adamın tasviri, dönemin heykel sanatındaki değişimin izlerini yansıtıyor. Uzun saçları ve duruşu, daha eski dönemlerin heykel geleneğini hatırlatırken, yüzü, elleri ve boyun yapısı MÖ yüzyılın ilk yarısındaki daha çağdaş sanat anlayışını sergiliyor. Üzerindeki kıyafetler ise belirgin biçimde Lidya özellikleri taşıyor. Genç adamın ince bir kitonun üzerine kalın bir himation giydiği, bunun altında da çizgili bir giysi bulunduğu gözlemleniyor.
Sardis Seferi saha direktörü Nicholas Cahill, eserin farklı dönemlere ait özellikleri bir arada taşımasının dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Cahill'e göre heykeltıraş, Yunanistan ve İtalya'daki çağdaş sanat anlayışından haberdar olmasına rağmen figürü daha eski atalarının tasvir edildiği biçimde göstermeyi tercih etmiş olabilir. Bu durum, eserin yalnızca bir heykel olmadığını, Sardis'teki toplumun geçmişiyle kurduğu ilişkiye dair de ipuçları taşıyabileceğini düşündürüyor.
Heykelin sağ elinde tuttuğu nesnenin bir ayva olduğu düşünülüyor. Ayvanın antik dünyada tanrılara sunulan adaklarla bağlantılı olması, figürün yalnızca sıradan bir genç adamı temsil etmediği ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak araştırmacılar, heykelin kimi veya neyi tasvir ettiğinin kesin olarak belirlenmesi için daha fazla inceleme yapılması gerektiğini ifade ediyor. Heykelin hangi amaçla ve kim tarafından yaptırıldığı da henüz bilinmiyor. Araştırmacılar, eserin muhtemelen Sardis'in önemli aileleri veya elitleri tarafından yaptırılmış olabileceğini düşünüyor. Bu nedenle heykelin, kentte yaşayan insanların inançları, günlük yaşamları ve kültürel kimlikleri hakkında yeni bilgiler sunması bekleniyor.
Heykelin hikâyesi burada bitmiyor. Sardis, Lidya döneminden sonra Perslerin, Yunanların, Seleukidlerin ve Romalıların egemenliği altında kaldı. Kentin zaman içinde değişen siyasi ve kültürel yapısı, eski eserlerin de farklı amaçlarla yeniden kullanılmasına yol açtı. Yaklaşık 2 bin 500 yıllık heykelin Roma döneminde kaldırım taşı olarak kullanılması, bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. İşçilerin heykeli ikiye bölüp yüzüstü yerleştirmesi, o dönemde eserin artık anıtsal bir sanat eseri olarak görülmediğini düşündürüyor. Ancak bu işlem, günümüzde arkeologların eseri büyük ölçüde korunmuş halde bulmasına da yardımcı oldu.
Arkeologlar şimdi heykelin parçalarını temizleyip ayrıntılı bir şekilde inceleyecek ve restorasyon çalışmalarını gerçekleştirecek. Araştırmacılar, özellikle mermer yüzeyinde heykelin antik dönemde boyanmış olabileceğine dair izler arayacak. Antik heykellerin yalnızca beyaz mermer görünümünde olmadığı, bazılarının renklerle süslendiği biliniyor. Restorasyon tamamlandığında eser, Manisa Müzesi'nde sergilenecek.
Sardis'te 1958'den bu yana sürdürülen kazılarda çok sayıda önemli buluntu ortaya çıkarıldı. Araştırmacılara göre bu heykel, kentte şimdiye kadar bulunan türünün ilk örneği. Daha önce Sardis'te çalışmış arkeolog Hector Williams da eseri Türkiye'deki son yılların en sıra dışı heykel keşiflerinden biri olarak değerlendiriyor. Yaklaşık 2 bin 500 yıl önce yapılan ve bir dönem anıtsal bir eser olarak kenti süsleyen heykelin, yüzyıllar sonra parçalanıp insanların üzerinden geçtiği bir kaldırımın parçasına dönüşmesi, Sardis'in değişen tarihinin en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
😮🍏

































