Tera Group, Türkiye sermaye piyasalarını sarsan büyük bir fon krizine neden oldu. Bloomberg News'ün 21 Ekim 2026 tarihli haberine göre, şirketin hızlı yükselişi, yatırım stratejileri, yöneticiler arasındaki sert anlaşmazlıklar ve düzenleyici kurumlara iletilen uyarıların dikkate alınmamasıyla şekillendi.
Şubat ayında, şirketin kurucusu Emre Tezmen ile en güvendiği yardımcılarından Emir Münir Sarpyener arasında şirket merkezinde sert bir tartışma yaşandı. İddialara göre, bu tartışma kısa sürede fiziksel kavgaya dönüştü. Şirket içindeki bu gerilim, yönetim kademesindeki huzursuzluğun boyutunu gözler önüne serdi.
Bazı yöneticiler, karşı çıktıkları işlemlere onay vermek yerine görevlerinden ayrılmayı tercih etti. Tera'nın hızlı büyümesi ve Tezmen'in şirketi Türkiye'nin Goldman Sachs'ı olarak tanıtması, şirket içindeki endişeleri artırdı.
Tera'nın hisseleri, 2025-2026 dönemindeki hızlı yükseliş sürecinde yaklaşık yüzde 2.000 değer kazandı. Bu yükseliş, şirketin kurucusu Tezmen'e servet ve şöhret kazandırdı. Ancak, bu büyüme, olağanüstü getirilerin nasıl sağlandığına ilişkin soruları da beraberinde getirdi.
Bireysel yatırımcılardan gelen yoğun para girişleri, yüksek getirileri sürdürme baskısını artırdı ve şirketin giderek daha fazla borçlanmak zorunda kalmasına yol açtı. Tera'nın yatırım stratejisinde, halka arz edilen şirketlerin hisselerinin fonlar tarafından yüksek miktarlarda satın alınması ve borçlanma yoluyla alımların artırılması öne çıktı. Bu yöntem, likiditesi düşük hisselerde fiyatların yükselmesine ve fonların portföylerinde kâğıt üzerinde büyük kazançlar oluşmasına zemin hazırladı.
Benzer yöntemlerin zaman içinde Tera dışındaki bazı fon şirketlerine de yayıldığı belirtildi. Bazı işlemlerde fonların birbirlerinden pay alarak yatırımların birbirini beslediği döngüler oluşturduğunu, şirket tahvillerinden sağlanan paranın da benzer biçimde sistem içinde yeniden kullanıldığını aktaran kaynaklar, bu yapıyı manipüle edilmiş bir balon olarak nitelendirerek getirilerin temelinde gerçekçi olmayan değerlemelerin bulunduğunu savundu.
Tera'ya yönelik endişelerin şirket içi tartışmalarla sınırlı kalmadığı, düzenleyici kurumlara iletilen uyarıların da dikkate alınmadığı ifade edildi. Bu durum, yüz binlerce yatırımcının parasını riske atarak büyük bir fon krizine yol açtı.






































