Enflasyonla mücadele programının beklenen sonucu vermediğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Program tıkandı, yeni düzenleme gerekli” dedi.
Yüksek enflasyona karşı uygulanan politikalar, bir yandan çalışanların alım gücünü azaltırken diğer yandan sanayideki erozyonu hızlandırdı. İflas kararları ve konkordato başvurularındaki artış, dar gelirli bireylerin maaşlarının büyük bir kısmını kiraya ve faturalara ayırmak zorunda kalmasına yol açtı. İş dünyasından ise “program revize edilmeli” çağrıları yükseliyor.
Gültepe, yüksek faiz ortamının sanayi üzerindeki baskıyı artırdığına ve erken sanayisizleşme riskini büyüttüğüne dikkat çekerek, “Program, 3 yıldır bu sonucu veriyor. Değiştirilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Sanayi kan kaybediyor
Üç yılı geride bırakan enflasyonla mücadele sürecine rağmen, resmi verilere göre temmuzda yıllık enflasyonun yüzde 31.75 ile yüksek seyrini korumasını değerlendiren Gültepe, “Enflasyon uzun zamandır bu seviyelerde dönüyor. Daha hızlı inmesi lazım. Orada verilen mücadele, sanayide kaybedilen mücadeleden çok daha yoğun ama kaybeden sanayi oluyor. Sanayi, kan kaybediyor” dedi.
Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin Gültepe, “Program modifiye edilmeli. Orta Vadeli Program’a bazı yeni unsurlar eklenmeli. Bu şekilde program zor sonuçlar veriyor, bir yerde tıkanıyor. Yeterince iyi sonuç alınamadığı için programa yeni bir şeyler takviye edilmeli. Programın değiştirilmesi gerekli” şeklinde konuştu. Aynı zamanda Gültepe, Orta Doğu’daki savaşın ardından Körfez ülkelerine ihracatta yaşanan düşüşe dikkat çekerek, “Savaş yarın bitse, eskiye dönülmesi en az 4-5 ayı bulur” diye ekledi.
Konkordato ve iflas artışlarının programın bir sonucu olduğunu vurgulayan Gültepe, yaşanan süreci hastalığa benzetti. “Grip oluyorsun, gripten başka organlara bulaşıyor. Tedavi edecek ilaç olmayınca hasta, komaya giriyor. Sanayi de rahatsızlanıyor, konkordatolar artıyor. Kapatan da var. İlk kez ihracat yapan firma sayısı yarıya düştü” dedi. Ayrıca, Gültepe erken sanayisizleşme riskinin en fazla hazır giyim, tekstil, mobilya ve deri sektörlerini etkilediğini belirtti. “Konkordatodan önce zayıf şirketler etkileniyor. Süreç düzelmezse büyük ölçekli firmalara da yansır” ifadelerini kullandı.
Gültepe, önceden verilen uygun kredilerin amacına uygun değil, kişisel servet için kullanılması eleştirilerine de tepki gösterdi. “3-4 yıl önce herhalde, 10-15 kişi bir şeyler almış” diyen Gültepe, “Onu sürekli gündeme getirmek doğru değil. Bu, sorunu örtbas etmektir. Mevcut duruma odaklanmalıyız. Biz, ‘Krediyi boşa vermeyin, hammadde alımına, işçilik ödemesine verin’ diyoruz. Bu denetlenir. Krediyi alan, yat almasın. Sanayici proje getirsin, fatura karşılığı versin krediyi” şeklinde konuştu.
😟💼


































