İş dünyası, Türkiye’nin sanayisizleşmeye doğru sürüklendiği politikalara dikkat çekerken, başta hazır giyim ve tekstil sektörü olmak üzere birçok fabrikada ölçek büyümeye gidiliyor. Sektör, yatırım ortamının olumsuz koşullarına işaret ediyor.
Yüksek üretim maliyetleri ve daralan talep, hem iç pazarda hem de ihracatta hazır giyim ve tekstil sektörünü zorlarken, Türkiye’nin üretim kaleleri olan fabrikalar birer birer kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’nin sanayiye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Ahmet Öksüz, sanayinin ekonomideki payının yüzde 15 seviyelerine gerilediğini belirtti.
KAPASİTENİN %40’I ATIL
“Sanayisizleşme gerçekten büyük bir sıkıntı. Şu anda yatırım ortamı olmadığı için bir yandan tesisler kapanıyor, diğer yandan yenileri açılamıyor. Mevcut tesisleri korumak esas olmalı. Kaybedilen tesisler geri gelmiyor. Tamamen kapanan firmalar var. Ayda bir veya iki kapanan fabrika duyuyoruz maalesef. Kapanan büyük firmalar da bulunuyor. Sadece ‘Ben kapatabiliyorken kapatayım’ diyerek bu kararı alıyorlar” diye konuştu.
Sektörün şu an gelen talebi karşılayamayacak durumda olmadığını, ancak atıl kapasite oranlarının arttığını ifade eden Öksüz, üretimde yüzde 60 kapasite ile çalıştıklarını ve yüzde 40 oranında atıl kapasite olduğunu dile getirdi. İç pazarda hazır giyimdeki talep daralmasının tekstil sektörünü de etkilediğini belirten Öksüz, “Hazır giyim sanayi üretim endeksi yüzde 15.1 küçüldü. Bu çok ciddi ve sert bir düşüş. Tekstil sektöründe ise yüzde 1.5 oranında bir daralma gözlemleniyor. Pamuk fiyatlarında yüzde 20-30 civarında bir artış oldu ama bunu müşterilere yansıtamıyorsunuz. İnsanlar para kazanamıyor, bu sürdürülebilir değil” dedi.
Geçen hafta kapanmaların en son örneği olarak, alanında en büyük şirketlerden biri olan denim üreticisi Orta Anadolu, 73 yıllık üretim faaliyetlerini sonlandıracağını açıkladı.
Bugüne kadar yaşanan en büyük sorunun kur artışının enflasyonun altında kalması olduğunu aktaran Ahmet Öksüz, yeni Orta Vadeli Program’da bu artışın paralel gideceğinin sinyallerinin verilmesinin olumlu olduğunu ifade etti. “Faizlerin gerçekten çok yüksek olması bence ciddi bir sorun. Faizleri bir an önce normal seviyelere çekmemiz gerekiyor” dedi. Geçmişten gelen kur farkı yükünün de zorluk çıkardığını belirten Öksüz, döviz dönüşüm desteğinde sektörlere özel kademe getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mısır ve Suriye’deki yatırım gelişmelerine dikkat çeken İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Şişman, Türk sanayicilerin bu bölgelerde varlık göstermesinin zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Şişman, “Çin de dahil olmak üzere birçok ülke Mısır ve Suriye pazarında yer almaya çalışıyor. Biz kendi coğrafyamızdaki talebi başkalarına bırakamayız” dedi. Şişman, döviz kurunda geçmişten gelen yükün sektörün belini büktüğünü ifade etti.
💼📉









































