Türk savunma sanayii, yalnızca büyük platformlar değil, aynı zamanda sahayı doğrudan etkileyecek alt sistemler konusunda da önemli adımlar atmaya devam ediyor.
ASELSAN’ın yakın zamanda 'seri üretimi devam ediyor' notuyla duyurduğu ASELBUOY P, bu yeniliklerden biri. ASELBUOY, aslında bir sonobuoy olarak tanımlanıyor. Sonobuoylar, su altında gizlenen denizaltıların veya insansız araçların tespitinde kritik bir rol oynuyor.
Bu sistemin temel çalışma prensibi, suyun içinde yayılan frekansları dinlemek. Düşman denizaltısının hareket ederken yaydığı sesler, sonobuoy üzerindeki gelişmiş sensörler tarafından tespit ediliyor. Elde edilen veriler, karadaki, havadaki veya su üstündeki diğer platformlara iletilebiliyor.
Türkiye, geçmişte bu tür ürünleri genellikle ithal etmek zorunda kaldı. Günümüzde artan krizler ve savaşlar nedeniyle, 'parasını verseniz dahi satın almakta zorlanacağımız ürünler' listesi uzamaya devam ediyor. Sonobuoy da bu listede yer alacak önemli bir kalem.
Küçük bir ürün gibi görünse de sonobuoy, denizlerde kullanıldığından oldukça pahalıdır. Ülkeler, geniş bir alanı sürekli olarak taramak zorunda kalıyor. Bu da sıkça kullanılan, maliyeti yüksek ve yerine koyması zor bir ürünü yerli olarak üretmenin büyük bir önem taşıdığı anlamına geliyor.
Sonobuoyların denizlerde kullanımı, Mavi Vatan kavramını akıllara getiriyor. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke. Bu alanlardaki olası denizaltı hedeflerinin tespiti oldukça değerli.
Ancak Türkiye'nin deniz alanları sadece üç denizle sınırlı değil. Ülke, geniş bir coğrafyada bayrak gösteren bir konumda. Dolayısıyla Doğu Akdeniz’den Libya’ya, Somali’den Mekke Anlaşması kapsamında Körfez’e kadar uzanan geniş bir alanda yerli sonobuoylar kullanılabilir.
ASELSAN’ın açıklamasında ana vurgu 'seri üretim' olsa da, şirket bir de POD çalışması yürüttüğünü duyurdu. ASELBUOY POD, sonobuoyların İHA platformlarına entegrasyonu için geliştirilmiş bir sistem. Böylece Ankara’nın hedeflerinden biri, insansız hava araçlarından atılacak sonobuoylar olacak.
Burada ayrı bir not düşmek gerekiyor. Türkiye, sonobuoyları genellikle uçak veya helikopter gibi havada kalma süresi sınırlı platformlardan atıyor. Ancak yakın gelecekte İHA’ların da bu süreçte yer alması planlanıyor. Uzun süre havada kalabilen İHA’lar, denizlerdeki stratejik kazanımlara sonobuoylar ile birlikte katkı sağlayacak.
Türkiye’nin bu alandaki gelişimi için son bir not olarak, ülke halihazırda deniz karakol uçaklarının vazgeçilmez unsurları arasında bulunan radarlar, elektronik podlar ve gelişmiş sensörleri kendisi üretebiliyor. Ayrıca, HAVELSAN imzalı ADVENT MARTI ile deniz karakol ve gözetleme uçaklarının yönetim sistemi de millileştirildi. Şimdi bu listeye sonobuoy da eklenmiş oldu.
Sonuç olarak, Türkiye sadece uçaklar, tanklar ve füzeler üretmiyor. Kurduğu ekosistemle, arka planda son derece stratejik sistemler, ürünler ve yazılımlar geliştirerek geleceğin adımlarını bugünden atıyor. Harp sahasında denizlerdeki en büyük tehlikelerden biri olan denizaltıların tespitinde sonobuoylar, Türkiye için kritik bir unsuru temsil ediyor. ASELSAN mühendisleri tarafından yerlileştirilen sonobuoylar, seri üretime geçişle birlikte önemli bir yetenek sağlayacak.
Yerli ve milli sonobuoy üretmenin önemi, Türkiye’nin etki alanındaki denizlerde kritik roller üstlenmesini sağlamakta. İHA’lardan kullanım için geliştirilmekte olan pod sistemi de bu süreci destekleyecek.



































