Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Yazı İşleri Müdürü Osvaldo Zavala Giler, ABD’nin mahkemeye yönelik yaptırımlarının günlük işleyişi aksatma riski taşıdığını belirterek Avrupa Birliği’ne (AB) hızlı ve somut adımlar atma çağrısı yaptı. Zavala Giler, AB’nin Washington’la diyalog arayışının mahkemeyi korumak için gereken önlemleri erteleme gerekçesine dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Zavala Giler, Politico’ya verdiği röportajda şirketler, bankalar ve sivil toplum kuruluşlarının yaptırımlara uyup uymamaları halinde karşılaşabilecekleri sonuçlar konusunda belirsizlik yaşadığını anlattı. Bu durumun, mahkemeyle iş birliği yapan kuruluşları da caydırdığını ve UCM’nin faaliyetlerini desteklemeyi sürdürüp sürdüremeyecekleri konusunda kaygı yarattığını ifade etti.
Mahkeme, ABD’li teknoloji sağlayıcılarına bağımlılığı azaltmak için açık kaynaklı yazılımlara geçişe yönelik altı aylık bir hazırlık süreci yürütüyor. Zavala Giler, dolara bağımlılığı azaltmak içinse 20 aylık bir takvim öngörüldüğünü belirtti. Mevcut yaptırımlarda telekomünikasyon hizmetlerine yönelik istisna bulunsa da bunun devam edeceğinin garanti olmadığını söyledi.
Finansal işlemlerde ABD bağlantısını kesmek için UCM, tedarikçi ödemelerini tek tek inceliyor; çalışanların Avrupa’da banka hesabı açmasını ve sözleşmelerin avro üzerinden yapılmasını sağlıyor. Zavala Giler’e göre mahkemenin çalıştığı banka sayısı onlarcadan birkaç bankaya geriledi; ABD bağlantısı bulunmayan işlemleri gerçekleştirmeyi kabul eden finans kuruluşlarının sayısı da sınırlı.
Zavala Giler, AB’nin ABD yaptırımlarına uyulmasını engellemeyi amaçlayan “engelleme tüzüğünü” devreye sokmasını istedi. Bu adım atılmasa bile UCM’nin Avro Bölgesi’nde, avro kullanarak ve ABD bağlantısı olmaksızın çalışabileceğine dair güvence verilmesini önerdi. Şirketlere güvence mektupları verilmesini de ara çözüm olarak gündeme getirdi.
ABD, 9 Ekim 2026’da mahkemenin kurum olarak yaptırım listesine alındığını açıklamıştı. UCM, bu kararın bağımsız yargı kurumunun çalışmalarını aksatmayı ve mahkemeyle iş birliği yapanları caydırmayı hedeflediğini bildirdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise yaptırımlar yürürlüğe girmeden önceki altı aylık dönemi diyalog fırsatı olarak niteleyerek AB’nin mahkemenin çalışmalarını sürdürmesini sağlayacak seçenekleri bulunduğunu söyledi.








































