Altın, sert düşüşün ardından ABD tahvil getirilerindeki gerilemeyle toparlanarak ons başına 4.356,55 dolara çıktı. FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, 4.390 dolar seviyesinin kalıcı olarak aşılması durumunda fiyatların 4.505 dolara yükselebileceğini ifade etti.
Altın fiyatları, salı günü yaşanan yaklaşık yüzde 2'lik sert düşüşün ardından çarşamba günü yeniden yükselişe geçti. TSİ 08.41 itibarıyla spot altın 4.341 dolarda işlem görüyor. Ons altın ise yüzde 0,5 artışla ons başına 4.356,55 dolara kadar yükseldi.
Yurt içinde gram altın fiyatlarında da hareketlenmeler gözlemlendi. TSİ 08.41 itibarıyla gram altın 6.690 lirada bulunuyor.
FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, altının 4.390 dolar seviyesinde kritik bir direnç noktası olduğunu vurguladı. Otunuga, "Bu seviyenin üzerinde kalıcı bir kırılma gerçekleşirse 4.505 dolara doğru yeni bir yükseliş hareketinin önünün açılabileceğini" belirtti. Bu senaryoda, salı günkü kayıpların önemli bir bölümünün geri alınması mümkün olabilir.
Ancak 4.390 doların altında kalınması halinde piyasanın yeniden satış baskısıyla karşılaşması ve hareketin dalgalı seyretmesi bekleniyor. Aşağı yönlü senaryoda ise 4.300 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda satış baskısının güçlenmesi ve yatırımcıların karşısına 4.200 ile 4.150 dolar seviyelerinin çıkması ihtimali bulunuyor.
Yatırımcıların dikkati, Fed'in Temmuz toplantısının tutanaklarına çevrildi. Fed'in 28-29 Temmuz'daki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına ilişkin tutanaklar TSİ 18.00'de açıklanacak. Piyasa, özellikle faiz artırımını savunan üyelerin gerekçelerine ve toplantı sırasında oluşan görüş ayrılıklarına odaklanacak.
CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed'in eylül ayında faizleri sabit tutma ihtimalini yüzde 64, faiz artırma ihtimalini ise yüzde 36 olarak fiyatlıyor. ABD ekonomisinden gelen zayıf veriler, faiz artırım beklentilerinin gerilemesinde etkili oldu.
Daha güvercin bir Fed mesajı altın için destekleyici olabilir. Ancak enflasyon ve faizler konusunda daha sert mesajlar, dolar ve tahvil getirilerini yukarı çekerek altın üzerinde baskı yaratabilir. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, Fed'in faiz artırım beklentilerindeki düşüşün altın için destekleyici olduğunu belirtirken, artan mali endişelerin de değerli metal lehine çalıştığını ifade etti.
Altın piyasasının gündeminde para politikası kadar jeopolitik riskler de bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, salı günü İran ile herhangi bir görüşme yapılmadığını söyledi ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu savundu. Bu açıklamalar, İran'ın söz konusu kritik su yolundaki gemi trafiğinin kapalı olduğu yönündeki iddiasıyla çelişti.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler petrol piyasası üzerinden de altını etkileyebilir. Bölgedeki gerilimin artması güvenli liman talebini destekleyebilirken, petrol fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyon beklentilerini artırarak faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir.
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatları, üst üste dördüncü seansta yükselişini sürdürdü. Petrol fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranması gerekebilir. Böyle bir durumda altın üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak çatışma ve arz risklerinin büyümesi halinde güvenli liman talebindeki artış, altın fiyatlarında yükselişi destekleyebilir.
Altın dışındaki değerli metallerde de farklı fiyatlamalar görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek ons başına 63,03 dolara inerken, platin yüzde 0,5 artışla 1.720,10 dolara yükseldi. Paladyum ise 1.289,45 dolar civarında yatay seyretti.
TD Securities, gümüş ve platin grubu metallerin 2027'nin ikinci yarısında daha destekleyici bir makroekonomik ortamdan faydalanabileceğini değerlendiriyor. Enflasyon risklerinin azalması, doların zayıflaması ve taşıma maliyetlerinin düşmesi durumunda bu metallerin altından daha güçlü performans gösterebileceği öngörülüyor.






































