Bakan Gürlek, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının güçlü koordinasyonu ile Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının etkin iş birliği sayesinde faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkanlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki önemli dosyada daha kritik gelişmelere ulaştık.
- Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında bugün dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturmada; Gülistan’ın son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara, kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim ve işlemlere, ayrıca su altı arama çalışmalarına dair dikkat çekici tespitlere ulaşıldı.
Adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edildi. Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgular elde edildi.
İkinci önemli gelişme ise 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetinde yaşandı. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ve Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığının yürüttüğü çalışmalarla yeniden incelendi.
Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve bu verilerle uyumlu tanık beyanları sonucunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı; cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarıyla güçlü bir koordinasyon içinde, teknolojinin ve bilimin tüm imkanlarını kullanarak gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğiz.
Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir.




































