Otomobil dünyasında sürücü koltuğunu tamamen ortadan kaldıran yeni bir dönem başladı. Tesla'nın direksiyon ve pedalları bulunmayan tamamen otonom robotaksi modeli Cybercab'in ABD'de yollara çıktığı bildiriliyor.
Tesla'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Cybercab, gerçek yol koşullarında kullanılmaya başlandı. İlk etapta yaklaşık 45 aracın Texas'ın Austin kentinde hizmet verdiği aktarılırken, Cybercab'in üretim maliyetinin 30 bin doların altında tutulması hedefleniyor.
Cybercab, Tesla'nın sürücüsüz ulaşım alanındaki en iddialı projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Austin'de sürücüsüz taksi olarak hizmet vermeye başlayan araçların sayısının ilerleyen aylarda artırılması ve farklı ABD kentlerinde de kullanıma sunulması bekleniyor.
Cybercab'i Tesla'nın mevcut modellerinden ayıran en dikkat çekici özellik, geleneksel sürücü kontrollerinin tamamen ortadan kaldırılması. Araç, tüm sürüş işlemlerini otonom sistemleri aracılığıyla gerçekleştiriyor. Çevresini takip etmek için 9 kameradan yararlanan Cybercab, kabin içerisinde yolcuların tespit edilmesi amacıyla radar sistemi kullanıyor. Otonom sürüş altyapısının merkezinde ise 64 GB RAM'e sahip AI4.5 bilgisayarı yer alıyor.
Fren sisteminde geleneksel mekanik bağlantılar yerine "brake-by-wire" teknolojisi kullanılıyor. Bu sistemde frenleme işlemleri elektronik komutlar üzerinden gerçekleştiriliyor. Cybercab'in maliyet hedefi de dikkat çekiyor; üretim maliyetinin 30 bin doların altında tutulması amaçlanıyor.
Cybercab, bireysel kullanıcılara satılan geleneksel otomobillerden ziyade, robotaksi filolarında kullanılmak üzere konumlandırılıyor. Araç, yaklaşık 48 kWh kapasiteli NMC bataryaya sahip. Şasiye entegre edilen batarya paketinde yaklaşık 528 adet 4680 tipi silindirik hücre bulunuyor. Önden çekişli aracın elektrik motoru ise 163 kW güç üretiyor ve motor nadir element kullanılmadan üretiliyor, önceki tasarımlara göre yüzde 18 daha küçük ve yüzde 25 daha hafif.
Cybercab, yalnızca otonom sürüş teknolojileriyle değil, üretim yöntemiyle de Tesla'nın mevcut modellerinden ayrılıyor. Ön ve arka şasi bölümleri, 9 bin 100 tonluk baskı kuvvetine sahip dev alüminyum döküm makineleri kullanılarak tek parça halinde üretiliyor. Montaj sırasında ön şasi, batarya ve arka şasi üç farklı istasyonda eş zamanlı olarak hazırlanıyor ve daha sonra bu üç ana bölüm bir araya getiriliyor.
Tesla'nın "Unboxed Process" adını verdiği yöntemle üretim süresinin kısaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor. Cybercab'de, araç için özel olarak geliştirilen Super Manifold V3 termal yönetim sistemi kullanılıyor. Bu sistemin diğer üreticilerin kullandığı çözümlere kıyasla yüzde 38'e kadar daha verimli olduğu öne sürülüyor.
Tesla'nın Cybercab'in üretim sürecinin yaklaşık yüzde 80'ini otonom hale getirmeyi hedeflediği de belirtiliyor. Cybercab'in bağlantı altyapısında da dikkat çekici bir teknoloji bulunuyor; araçta doğrudan entegre Starlink V5 uydu anteni mevcut. Bu sistem sayesinde robotaksilerin mobil şebekeden bağımsız olarak kesintisiz internet bağlantısına sahip olması hedefleniyor. Böylece Cybercab'in otonom sürüş ve filo yönetimi için ihtiyaç duyduğu veri bağlantısının sürekliliği sağlanmış olacak.
AUSTIN SOKAKLARINDA HİZMET VERMEYE BAŞLADI 🚖
DİREKSİYON VE PEDAL BULUNMUYOR
FREN SİSTEMİ DE TAMAMEN ELEKTRONİK
30 BİN DOLARIN ALTINDA MALİYET HEDEFİ
48 KWH BATARYA İLE GELİYOR
TESLA ÜRETİM YÖNTEMİNİ DE DEĞİŞTİRİYOR
TERMAL YÖNETİM SİSTEMİ YENİLENDİ
İNTERNET BAĞLANTISI STARLINK ÜZERİNDEN 🌐




































