Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31’i Türkiye’nin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını etkileyecek tarihî bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirtti. İstanbul’da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle buluşan Kurum, iklim krizinin diğer küresel sorunlardan farklı olarak kalıcı ve geri döndürülemez sonuçlar doğurma riski taşıdığını söyledi.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki COP31, 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak. Kurum, Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki iklim etkileriyle ilgili tecrübesini ve geliştirdiği çözümleri toplantıda uluslararası katılımcılarla paylaşacağını ifade etti.
Bakanın verdiği bilgiye göre konferans alanı 1 milyon 100 bin metrekare olarak planlandı. Bunun 527 bin metrekarelik bölümünde resmî müzakerelerin yürütüleceği Mavi Bölge, 582 bin metrekarelik kısmında ise etkinlik ve tanıtımların yapılacağı Yeşil Bölge kurulacak. Ulaşım, güvenlik, toplantı salonları ve yayın altyapısına yönelik hazırlıkların sürdüğü bildirildi.
Kurum, 11-12 Kasım’da Mavi Bölge’de Dünya Liderleri Zirvesi yapılacağını ve o tarihe kadar 85 devlet ve hükümet başkanının katılım bildirdiğini aktardı. Yaklaşık 3 bin gazetecinin de akredite olduğunu belirtti. Yeşil Bölge’de üniversiteler, girişimciler, gençler ve sivil toplum kuruluşları iklim çözümlerini, bilimsel çalışmaları ve yeni projeleri paylaşacak.
Türkiye’nin COP31’e hazırlık sürecinde Paris Anlaşması’na taraf olduğunu, 2053 net sıfır emisyon hedefini açıkladığını, İklim Şurası’nı düzenlediğini ve İklim Kanunu’nu çıkardığını hatırlatan Kurum, zirvenin yalnızca müzakere alanı olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. COP31’in önemi, iklim taahhütlerinin sahadaki uygulamalara ve işbirliklerine dönüşüp dönüşmeyeceğiyle de ölçülecek.










































