Milei'nin İngiltere yönetimindeki Falkland Adaları'na yönelik açıklamaları ve burada petrol arama faaliyetleri yürüten şirketlere yönelik yaptırım kararlarının ardından, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ve Savunma Bakanı Wes Streeting açıklamalarda bulundu.
Miliband, ABD merkezli bir sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, "Adalar İngiltere'nindir ve öyle kalacaktır çünkü ada halkının büyük bir çoğunluğu bunu istiyor." ifadelerini kullandı. Ayrıca, adalarda yaşayan halkın kendi kaderini tayin etme hakkının uluslararası hukuka dayandığını vurgulayarak, "Bu hakkı kararlı bir şekilde savunacağız." dedi.
Streeting ise kendi sosyal medya hesabından, "Milei'nin yaptığı açıklamalar, Falkland Adaları'ndan çok Arjantin iç politikası hakkında fikir veriyor. Falkland Britanya'nındır çünkü Falkland halkı Britanyalı olmayı seçmiştir. Falkland ile ilgili kararlılığımız kesindir ve sarsılmazdır." şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Arjantin Devlet Başkanı Milei, Falkland Adaları'nda açık deniz petrolü çıkarma faaliyetlerini engellemeyi amaçlayan bir dizi karar ve yaptırım açıkladı. Milei, adaların tarihsel ve hukuki bakımdan Arjantin'e ait olduğunu savunarak, adalıların kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olmadığını ifade etti.
Falkland Adaları'nın egemenlik durumu, İngiltere ile Arjantin arasında uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. İngiltere, 1833'te 12 bin kilometrekarelik Falkland Adaları üzerinde egemenlik ilan etmiş ve bu adalar, Arjantin'in güneyinde Atlas Okyanusu'nda yer almaktadır. İngiltere'nin denizaşırı toprağı olan adalar, savunma ve dışişlerinde İngiltere'ye bağlıdır.
Arjantin, İspanya'dan kazandığı bağımsızlık sonrasında "Malvinas" olarak adlandırdığı Falkland Adaları'nın dolaylı olarak kendilerine miras kaldığını öne sürmektedir. 2 Nisan 1982'de gerçekleşen "Falkland Savaşı" ise altı hafta süresince devam etmiş ve bu savaş sonucunda İngilizler galip gelmiştir.
Falkland Adaları'ndaki egemenlik konusunda uzun süredir süren anlaşmazlıklar arasında, 2013 yılında yapılan referandumda, adada yaşayan yaklaşık 2 bin 500 kişinin yüzde 99,8'i "İngiltere'nin denizaşırı toprağı olarak kalmak istiyor musunuz?" sorusuna "Evet" yanıtını vermiştir.





































