İsviçreli seçmenler, ülkenin tarafsızlık politikasını daha katı kurallarla anayasal güvence altına almayı öngören teklifi yüzde 70,15 oyla reddetti.
Federal İstatistik Ofisi'nin verilerine göre, referanduma katılım oranı yüzde 47,06 oldu. Tüm 26 kanton da "hayır" oyu kullandı.
Bu teklif, aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketi tarafından destekleniyordu. Girişim, İsviçre'nin "daimi ve silahlı tarafsızlık" ilkesinin anayasaya eklenmesini ve ülkenin herhangi bir askeri ittifaka katılmasının veya savaşan devletlere yaptırım uygulamasının yasaklanmasını talep ediyordu.
İsviçre'nin tarafsızlık politikası, 1815'teki Napolyon Savaşları'nın sona ermesinin ardından uluslararası alanda tanınmıştır. Ancak, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından İsviçre'nin Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılması, bu ilkenin uygulanma biçimini tartışmalı hale getirmiştir.
İsviçre hükümeti ve siyasi partilerin çoğu, bu teklifin kabul edilmesinin ülkenin uluslararası güvenlik politikasında güvenilir bir ortak olmaktan çıkmasına, olası bir saldırı durumunda ülkeyi daha az güvenli hale getirmesine ve NATO ile iş birliği yapma kabiliyetini büyük ölçüde kısıtlamasına yol açacağını savunmuştu.
Analistler, bu sonucun İsviçre halkının hükümetin tarafsızlık ilkesini yorumlama biçiminden memnun olduğunu gösterdiğini belirtmektedir. İsviçre Yayın Kurumu'nun çevrimiçi hizmeti SwissInfo muhabiri Katy Romy, "Halk konuştu: Tarafsızlığın gelişebilen bir araç olduğunu kabul ediyorlar ve jeopolitik çalkantılar karşısında hükümete uygulamasını uyarlaması için manevra alanı bırakıyorlar" şeklinde ifade etmiştir.
Sonuç olarak, İsviçreli seçmenler, ülkenin tarafsızlık politikasını daha katı kurallarla anayasal güvence altına almayı öngören teklifi büyük bir çoğunlukla reddetmiş ve mevcut uygulamanın devamını tercih etmişlerdir.












































