Tulane Üniversitesi'nin Celia Scott Weatherhead Halk Sağlığı ve Tropikal Tıp Okulu'ndan bir ekip, yalnızlık ve sosyal izolasyonun, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozukluklardan arınmış yaşam süresini yaklaşık altı yıl kısaltabileceğini belirledi.
Araştırma, 40-69 yaş arasındaki 277.489 yetişkinin verilerini inceledi. Katılımcılar, başlangıçta diyabet, kalp hastalığı, akciğer hastalığı, demans, kanser, depresyon ve anksiyete gibi yedi kronik hastalıktan arındıydı. Çalışma, yalnızlık ve sosyal izolasyonun, hem fiziksel hem de zihinsel hastalıklardan arınmış yaşam süresi üzerinde önemli bir etkisi olabileceğini gösterdi.
Kadınlar, yalnızlık ve sosyal izolasyon nedeniyle ortalama 2,4 yıl daha az fiziksel hastalıksız yaşam süresi yaşarken, erkeklerde bu süre 1,7 yıl olarak belirlendi. Ruhsal sağlık üzerindeki etkiler daha belirgindi; kadınlar yaklaşık 3,7 yıl, erkekler ise 5,8 yıl daha az depresyon ve anksiyete gibi zihinsel bozukluklardan arınmış yaşam süresi yaşadı.
Araştırmanın başyazarı Profesör Lu Qi, "Çalışma, sosyal izolasyon ve yalnızlığın hastalıksız yaşam beklentisi üzerinde anlamlı bir etkisi olabileceğini gösterdi" dedi. Qi, bunun hem fiziksel hem de zihinsel hastalıkları içerdiğini ifade etti.
Sosyal izolasyon, bir kişinin sosyal bağlantılarının sıklığı ve kapsamı gibi faktörlerle ölçülürken, yalnızlık daha kişisel bir deneyim olarak tanımlanır. Bir kişi sık sık sosyal temas kurup yine de yalnız hissedebilir. Bu iki durum, stres, uyku bozuklukları ve sağlık davranışlarındaki değişiklikler gibi çeşitli yollarla sağlığı olumsuz etkileyebilir.
Araştırma, sağlıklı bir yaşam tarzının, sosyal izolasyonun olumsuz etkilerini hafifletebileceğini, ancak yalnızlığın yol açtığı hasarı telafi etmeyebileceğini gösterdi. Bu bulgular, yalnızlık ve sosyal izolasyonun sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak ve bu sorunları ele almak için müdahale stratejileri geliştirmek adına önem taşımaktadır.









































