Altının ons fiyatı 23 Ekim’de 4 bin doların altına gerileyerek 3.975 dolara kadar indi. Düşüşe rağmen Goldman Sachs ve UBS, altının uzun vadede 5.400 dolara çıkacağı yönündeki öngörülerini korudu. UBS bu seviyeyi Eylül 2027, Goldman Sachs ise 2027 yıl sonu için bekliyor.
Goldman Sachs, daha yakın vadeli tahmininde ise risklere dikkat çekti. Banka, 2026 sonu için ons başına 4.650 dolar öngörüsünü korurken yükseliş yönlü altın opsiyonlarına talebin zayıflamasının bu hedef açısından aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirtti. Bu değerlendirme, uzun vadeli beklentinin kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız olmadığını gösteriyor.
UBS’nin uzun vadeli olumlu görünümünün dayanakları arasında merkez bankalarının altın alımları, rezerv çeşitlendirme çabaları, yüksek kamu borçluluğu ve jeopolitik belirsizlikler bulunuyor. Banka, 4 bin dolar civarındaki geri çekilmeleri uzun vadeli yatırımcılar için alım fırsatı olarak değerlendiriyor; ancak bu yaklaşım fiyatın kısa vadede mutlaka taban bulduğu anlamına gelmiyor.
Altın üzerindeki kısa vadeli baskıda faiz beklentileri de etkili. Faiz getirisi sağlamayan altının cazibesi, piyasanın ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğini düşünmesiyle zayıflayabiliyor. Güçlü dolar ve yükselen reel faizler de yatırımcıların altın tutmasının fırsat maliyetini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Böylece piyasada iki farklı zaman ufku öne çıkıyor: Kısa vadede faiz görünümü ve yatırımcı talebindeki değişimler fiyatı baskılayabilir; bankaların uzun vadeli tahminleri ise merkez bankası alımları ve rezerv çeşitlendirmesi gibi yapısal etkenlerin süreceği varsayımına dayanıyor. Bu nedenle 5.400 dolarlık hedef, kesin bir sonuç değil, kurumların orta ve uzun vadeli piyasa değerlendirmesi olarak okunmalı.







































